ÖNSÖZ

12 Eylül yargılamaları bir bütün olarak kanuni yargı ilkelerine aykırı, bağımsızlık ve tarafsızlıktan uzak bir görünüm sergilemektedir.

Soruşturmaların temelini işkencenin oluşturması, işkence sonucunda yüzlerce kişinin ölmesi, mahkemelerin kuruluşunun tabii hakim ilkesine aykırı olması, yargıçların bağımsızlığının bulunmaması, yargılamalara dönemin siyasal eğilimlerinin ve baskılarının bütün ağırlığıyla yansımış olması, tutukluların yıllarca tecrit hücrelerinde tutulmuş bulunması, mahkemedeki açıklamaları nedeniyle cezaevi yönetimlerince dövülerek, coplanarak, disiplin cezası verilmesi, duruşma salonlarının cezaevi yöneticileri tarafından denetlenmeye çalışılması gibi

  koşullar altında oluşturulan yargı kararlarının adli hatadan arınmış ve tarafsız bir yargı kararı niteliğinde olamayacağı, herkesçe bilinmekte ve kabul edilmektedir.

Bütün bu olumsuzlukların yanısıra, kaynağını Askeri Yargıtay kararlarından alan, sağ ve sol görüşlü sanıklar için aynı nitelikteki eylemler nedeniyle farklı hukuki ölçülerin uygulanması, sağ görüşlülere "devlete karşı olmadıkları" gerekçesiyle adi suç hükümlerine göre daha hafif cezalar verilirken, sol görüşlülere idam cezası verilmesi, tümüyle olağanüstü döneme has bir yargı sistemi olarak çalışan 12 Eylül Sıkıyönetim yargılamalarının hukuki olmayan sonucudur.

Bu olumsuzlukların somut örneklerinden bir kısınını bu kitapçıkta görmeniz mümkün olacaktır. Anayasal dayanağı olmayan Sıkıyönetim Mahkemelerinin görevlerine son verilmesi ve siyasi davaların sivil yargı organlarına gönderilerek, adli yargı önünde yeniden görülmelerinin sağlanması, yukarıda belirttiğimiz olumsuz koşulların yarattığı sonuçların kısmen de olsa çözümlenmesini sağlayabilecektir.


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org