ÜLKEMİZ BİR BAŞTAN BİR BAŞA FAŞİST ZULME VE PAHALILIĞA KARŞI DİRENİŞ MÜCADELEMİZİN SLOGANLARIYLA İNLEMELİDİR...

Gerçekte, bugün, faşist güçlerin acımasız saldırı politikalarına karşı, faşist zulme ve pahalılığa karşı seyirci kalmamak gerektiğini, halkın çıkarları doğrultusunda mücadele etmek; birşeyler yapmak gerektiğini kabul etmeyen tek bir dürüst insan kalmamış gibidir. Bu düzenin bekçi köpekliğini üstlenmiş olanlardan başka herkes siyasi iktidarın zulüm ve sömürü politikalarına karşı çıkıyor. İşçiler,

  köylüler, memurlar ve gençler mücadele isteğiyle dolu. Bu devrimci potansiyel ülke düzeyinde, kendiliğinden nitelikli kitle hareketlerinin gelişmesine de yol açmaktadır.

Egemen güçler ise halkın devrimci bir önderliğe sahip olmayışından yararlanarak, halk yığınlarının yükselen tepkilerini, muhalefetini bastırabilmek için çaba sarfediyorlar.

Emekçi halk Devrimci bir önderlikten yoksundur, örgütsüz ve dağınıktır. Devrimci güçlerin örgütlülüğü yeterli değildir, güçler bölük-pörçüktür ve genel olarak sağ eğilimler hakimdir. Egemen sınıflar bu durumdan yararlanarak, halka karşı bir terör politikası ile, kitlelerde düzene karşı ve onun olağanüstü boyutlara ulaşan bozukluklarına karşı doğan tepkileri bir süre daha bastırabilme olanaklarını elde edebiliyorlar. Bunu sağlayabilmek için faşist güçler halk güçlerine karşı pervasızca saldırılar düzenliyorlar. Gecekondulu halkın evlerini başına yıkıp 6-7 gecekonduluyu katlediyorlar, her gün 1-2 halk evladını öldürüyorlar. Gerçek bir devrimci muhalefetin bulunmayışı nedeniyle, halkla adeta alay ediyor; emperyalizme uşaklığın, tekelci parababalarına hizmetkarlığın; halka karşı da gaddarlığın zirvesine çıkabiliyorlar.

Böyle bir durumda, egemen sınıflara, zamlara ve çeşitli uygulamalara karşı halkın geniş bir tepki göstermemiş olmasına şaşılmamalıdır. Bu durumun ortaya koyduğu, gelip dayattığı şey halkın devrimci bir önderliğe kavuşturulması, Bağımsız bir Devrimci Hareketin yaratılması zorunluluğudur. Mevcut siyasi iktidarı Devrimci bir iktidar alternatifini (düzenin gerçek alternatifini) ortaya koyacak ve sahte düzen alternatifı hareketlerin (reformist ve faşist) mevcut düzene olan tepkileri eritmesini, bastırmasını önleyecek olan şey budur. Bugün temel alınması gereken devıimci görev halkası da budur.

Şimdi yapılması gereken mevcut-somut koşulların gerekli kıldığı günlük görevleri bu doğrultuda kavrayarak mücadeleye atılmaktır.
Bütün anti-faşist halk güçlerinin faşist zulme ve pahalılığa karşı bir direniş mücadelesi için seferber edilmesi gerekiyor. Faşizmin teşhir ve tecrit edilmesi, faşizme karşı olan tüm güçlerin dayanışmasının sağlanması için çalışmak; zamlara karşı mücadele ile faşizme karşı mücadeleyi birleştirmek, zamların hesabını faşizme ödetmek, faşizmin yalanlarını ve halk düşmanı çehresini en geniş kitleler içinde açığa çıkarmak gerekiyor. Bütün anti-faşist halk güçlerinin anti-faşist direnişini tabandan örgütlendirmek, CHP tabanındaki kararlı anti-faşist güçlerden solun tüm kesimlerine kadar bütün anti-faşist halk güçlerinin faşizme karşı mücadeledeki birlikteliğini oluşturma yolunda mücadele etmek gerekiyor.

Ülkemiz bir baştan bir başa faşist zulme ve hayat pahalılığına karşı devrimci direniş mücadelemizin sloganlarıyla inlemelidir!.


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org