|
|
|
|
Sosyalist Sistemin Parçalanması ve Sovyet-Çin Kutuplaşmasında Tavır
DY, Sayı: 6 15 Temmuz 1977
GİRİŞ |
![]() |
|
emperyalist ülkelerle sosyalist ve geri
bıraktırılmış ülkeler arasındaki ilişkilerin ve nihayet sosyalist sistemin
kendi içindeki durumun doğru bir değerlendirmesini yapmaksızın, dünyanın
herhangi bir ülkesindeki mevcut durumu doğru bir şekilde tespit etmek ve
devrimci hareketin sorunlarını çözümleyebilmek olanaklı değildir. İlkin
sermayenin uluslararası özellikleri ile ortaya çıkan emperyalizm döneminde
iyice gelişen sınıflar mücadelesinin uluslararası niteliği günümüzde
kendisini tartışmasız bir biçimde hissettirmektedir. Bugün, herhangi bir
ülkedeki önemli sayılabilecek siyasal gelişmeler uluslararası siyasal
durum ve gelişmelerden bağımsız olarak incelenemez. Dünya çapındaki mevcut durum, emperyalist sistemin bunalımının günümüzdeki görünümünü ve bu gibi sorunları ele aldığımızda ise hemen dünya sosyalist sisteminin parçalanmışlığı sorunu karşımıza çıkmaktadır. Bilindiği gibi dünya sosyalist hareketi içinde bugün çok önemli boyutlara ulaşmış olan bir parçalanma ve "kamplaşma" olgusu vardır. Bu "kamplaşma" bugünkü boyutlarıyla sosyalist ülkelerarası ilişkilere ait bir olgu olarak da kalmıyor, tüm dünyadaki sosyalist hareketlerin içine de kaçınılmaz alarak yansıyor. Bu durum ülkemizde de son bir kaç yıl içinde epey kesin bir şekilde kendisini gösteriyor. Ülkemizde de dünya çapındaki bölünme ve kamplaşmaya paralel olarak, onun bir uzantısı (ya da yansıması) olarak ortaya çıkan -ve en son 1 Mayıs provokasyonununda dramatik sonuçlarından bazılarını yaşadığımız- bir "kutuplaşma" doğmuş veya yaratılmıştır. İşte bu gibi nedenlerin bir sonucu olarak "Çin - Sovyet kutuplaşması ve sosyalist sistemin parçalanmışlığı" sorunu karşısındaki tavır önem kazanıyor. Biz bu yazımızda bu konudaki yaklaşımımızı - bir bakıma yeniden - ortaya koyacağız. Bunun için önce bu konuya yaklaşım sorunu üzerinde duracağız. Bazı hatalı yaklaşımlara değineceğiz. Konunun özünü, gerçekten uluslararası sapmalara özellikle iki revizyonist - milliyetçi sapmaya karşı tavır olarak belirliyoruz. Sorunun bu şekildeki bir ele alınışı bizi Çin - Sovyet polemiklerinde söz konusu olan, Marksist - Leninist teoriye ait bir çok önemli konuya değinmeye sevkedecektir. Özellikle ÇKP tezlerinin ve "üç dünya" teorisinin eleştirisi, kapitalizmden komünizme geçiş süreci ve Sovyetlerde kapitalizmin restorasyonu (yeniden inşası) sorunlarını ele almayı gerektirir. Bunlara ilaveten ÇKPnin "üç dünya" teorisi ve buna uyarlı olarak sürdürdüğü politikalarını ele almaya çalışacağız. |
|
|
Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org