|
|
|
|
Tartışmalardan Bu bir nabız yoklaması olmalı. Bölgelerin ileri
gelenlerinin görüşleri ve eğilimleri belirlendikten sonra bir karara
varılmalı. Tartışma doğru bir şeydir. Gerekliliği tartışma götürmez bir
şeydir. |
![]() |
|
*** Tartışma sürecinin kendisi bu ideolojik sorunun çözümündeki araçlardan biridir, ancak yeterli olamaz. Sadece belli bir oranda çözüm getirebilir. Bir ortak yaklaşım getirebilir. *** Sürece sahip çıkılmalı, tartışmalar taşınmalıdır. Üretilen düşünceler diğer alanlara taşınmalıdır. *** 12 Eylül'den sonra DY mozayiğe dönüştü. Bu yüzden tartışmalar doğal ve olumlu bir şeydir. Tartışmaların mozayiğin tümünü kapsaması gerekir. *** Önyargısız bir tartışma yürütülmeli. Nasıl bir gelecek? Eşitlikçi, özgür, baskısız bir dünya! DY siyasetleri de tartışılmalı. *** Şimdi herkesin harekete sahip çıkması, onun yeniden üretilmesine, siyasetlerimizin belirlenmesine, yapılanmasına, örgütlü etkin bir şekilde katılması gerekir. *** Geçmiş DY siyasetleri de, son bir kaç yıldır savunulan D.İşçi, Muhalefet Meclisleri gibi görüşler de tartışılmalıdır. *** Böyle geniş demokratik tartışmalar yoluyla devrimci bir yapılanma yaratılamaz. *** Tartışmalarla pratiğin uyumu sağlanmalı. *** Metin aslında bir takım şeyler empoze etmeye çalışmıyor. Böyle olması da iyi bir şey. Yani yeni bir irade oluşturulacaksa bunu birlikte yaratacağız. Bunun için şimdi sesli düşünme zamanıdır. Bugün dünyada olup bitenler büyük bir deney birikimi sayılmalıdır. Burjuvazinin ideolojik saldınlarına, propagandalarına karşı bir karşı taarruza geçilmesi gerekiyor. PKK, DS bir takım (olumsuz) görevler yerine getiriyor. Buna karşı DY'nin siyasal anlayışı değişmiyor. Oysa siyasetin yeniden üretilmesi, mekanizmasının yeniden işler hale getirilmesi gerekiyor. Yapılması gereken yeni şeyler keşfetmek değil yeni icatlara gerek yok. Yapılması gereken anlayışımızın yeniden üretilmesi. Bu tartışmalara herkes katılmalı. Ve herkes pratik işlerin yerine getirilmesi için çalışmalı. *** Bu tür çalışmalar belli çevreler arasında üst düzeyde yapılmalı. Benim bu tartışmalara katılmamın tartışma konularında ne denilip ne demediğimin önemi yoktur. Teoriyi üst düzeyde kişiler üretmeli, ortaya koymalı. Biz bakarız beğenirsek katılırız beğenmezsek katılmayız. Yoksa DY siyasetini biz mi oluşturacağız ki böyle toplanıp tartışalım. *** DY'lu DY yapan özelliklerden biri demokrasi konusundaki anlayışı idi. Asıl sorun bu anlayışın 92'nin Türkiye'sinde nasıl gerçekleştirilebileceği sorunudur. Devrimcilik bugün marjinal bir durumdadır. Devrimcilik adına yapılan eylemler, halktan karşılığını bulamamaktadır. Bunları görmezden gelerek rastgele silahlı eylemler yaparak bir yerlere gelinemez. *** Bugün geçmişe göre çok şey değişmiştir. Pek çok şeyi yeniden tartışmak zorundayız. Bu bakımdan bu girişime geç bile kalınmıştır diyebiliriz. Ancak bu tartışma süreci geçmişteki kadar da uzun belirsiz olmamalı. Olumlu bir şekilde sonuçlandırılacak biçimde geliştirilmelidir. *** Elbette biz bugün de kendi geleneğimizden başlayacağız. Ama bu onu tekrar etmek değil, yenilemek doğrultusunda olmalıdır. Dünya'da ve Türkiye'de her alanda değişmeler yaşanmıştır. Bunları gözönüne almayan yaklaşımlar olumlu sonuç veremez. Örneğin; dar sıkı örgüt gereği ne kadar doğru ise de, Rosa'nın haklı çıkmış olduğunu teslim etmek de gerekiyor. Araçlar üzerinde tartışırken geçmişte araç olarak önerilen pek çok şeyin giderek amaca dönüştüğü görülüyor. O zaman araçların amaçlara uygunluğu, elverişliliği konusu üzerinde daha çok dikkatle durulması gerekiyor. *** İdeolojik sorun saptaması doğrudur. Bu özellikle de bizim yaşadığımız 12-13 yıllık süreç nedeniyle gerekli hale gelmiştir. Metinde ileri sürülen anlayışa tümüyle katılıyorum. Ancak geçmişin basit ve ilkel yeniden yinelenmesiyle kalmak istemiyorsak tartışmaları ve sorunu bizim geleneğimizin çerçevesini aşan bir tarzda ele almalıyız. Amaç bir alternatif güç olarak tarih sahnesine çıkmak olmalıdır. Tartışmanın geniş demokratik ve özgür bir temelde yürütülmesi doğru ve gereklidir. Ancak iletişim düşünce alış-verişi nasıl sağlanacaktır? *** Saptamalar doğru olabilir. Ama bütün bu sorunlarda ne düşünülüyor. Nasıl bir yapılanmaya, örgütlenme biçimine gidilmek isteniyor. Farklı düşüncelere karşı nasıl bir tavır alınacaktır? Sorunlar felsefı, ideolojik açıklamaları gerektirecek denli geniştir. Sadece DY'lilerin değil tüm (sol) dünyanın sorunudur. Bu bakımdan sadece DY'lileri yeniden toplama olarak alınmamalıdır. Eski ilişkilere saplanıp kalınmamalı. En geniş insanları siyasal ilişkilerin içine sokacak araçlar gerekli. *** Bu tartışmalar sonunda hiç bir şey olmayacak olsa da güzel bir şey ve genelde olumlu karşılanmıştır. Geçmiştekine benzer politik yayın ve faaliyetlerin bugün başarı şansı bulunmuyor. İnsanlarda bu tür faaliyetler karşısında olumsuz bir psikoloji var. Bunu dikkate almak zorunludur. Oysa yalnızca işçi sınıfını kapsayan çözüm ve politikalar bugün toplumun çoğunluğunu kucaklayacak bir etkinlik yaratamaz. Ancak bu konuda yeni ve kapsayıcı politikalar üretilmesinde başarılı olunamamaktadır. Yasal parti konusunun Dünya'da ve Türkiye'de olup bitenleri açıklamadan ele alınması doğru olmaz. *** Sorunlar tartışılırken bir noktaya dikkat edilmesi gereğini ifade etmek istiyorum. Sosyalistliğin devrimciliğin ölçütü salt bazı araç ve gereçlerin kullanılmasına göre belirlenmemelidir. Sosyalist olunup olunmayacağı bazı araçları kullanıp kullanmamakla mı belirlenecektir. Böyle bir hataya sıkça düşüldüğü görülmektedir. *** Bugün Türkiye'de ve Dünya'da ne değişti de böyle şeyler söyleniyor tartışılıyor. Emperyalizmin baskısı sona mı erdi, faşizm ortadan mı kalktı? Dünya'da hiçbir örgüt böyle demokratik bir tartışma ile böyle şeyler yapmaya kalkmadı. Bu şekilde devrimci bir örgüt falan da kurulamayacaktır. *** Bugün Türkiye'de etkin bir muhalefet hareketinin gerçekleştirilemediği görülmektedir. Burada yasal parti konusu üzerinde durulurken dikkat edilmesi gereken şey bugün Türkiye'de burjuvazinin barışçı bir eğilimi benimsemeyeceği konusudur. Sömürge tipi faşizm bütün değişim iddialarına rağmen varlığını devam ettirmektedir. Bugün ortaya çıkacak olan yasal da olsa iddialı bir politik çıkış faşizmin saldırılarıyla karşılaşacaktır. Örneğin HEP yasal bir parti olmasına karşılık saldırı ve katliamlara muhatap olmaktadır. Biz de böyle yasal bir parti kurarak iddialı bir çıkış yapsak, ister yasal parti olsun, ister başka şekilde iddialı bir politik çıkış olsun devlet gene saldıracak, baskılar katliamlar yapılacaktır. Bugün böyle bir şeyi göğüsleyemeyeceğimiz için böyle iddialı politik girişimlere girişmemeliyiz. Onun yerine alt düzeyde alanlarda demokratik mücadele düzlemlerindeki çalışmalarla adım adım güçlenmeye çalışmalı, belli bir güç biriktirdikten sonra saldırıları göğüsleyebilecek duruma gelince yasal parti ve bu gibi iddialı politik girişimlerde bulunabiliriz. *** Metinde ifade edilen genel çerçeve, genellikle kabul görmektedir. Ancak arada ifade edilen satır başlarının altlarının da doldurulması gerekmektedir. Dünya durumundaki değişmeleri kavrayacak, açıklayacak yaklaşımlar geliştirilmelidir. Sınıf kavramındaki değişmeler, memurların yer yer devletten ideolojik kopuş eğilimleri göstererek sınıf gibi davranmaya başlaması üzerinde durulması gereken konuların başında gelmektedir. Kapitalizmin eleştirisine yönelik eleştiriler öne alınmalı. Soyut olarak "Yaşasın sosyalizm" demek bir anlam ifade etmemektedir. Keza araçların ve örgüt sorunlarının ikincilliği de unutulmamalıdır. *** Merkezi bir örgütlülüğün olmayışının olumsuzlukları perspektif ve politika noksanlığı, siyasal örgütlülüğün yaratılamayışı, bugün avantajlı bir konumda olmamıza rağmen potansiyelin başka yollara kayma tehlikesini de getirmektedir. Yani politikalar üretilememektedir, mevcut yayınlar insanlanmızı tatmin etmemektedir, ideolojik yayın organı üzerinde durulmalı. *** '90'larda gelinen nokta eskinin yetmezliğini gündeme getirmişti. Şimdi böyle bir tartışma sürecinin gerekliliği konusunda bir tereddüt olamaz. *** Tartışmalarda söylem olarak ortaya konulanlarla, pratik bütünleştirilmeli. *** Üç yıllık çalışma metinde yok. Metinde empoze noktaları var. En geniş kesimin mutabakatı neden gerekli? Tartışmaya herkesin katılması siyasal etkinliği kadar olmalı. *** Sorunları bugünkü günlük ihtiyaçlara cevap vere vere, bunu esas alarak çözebiliriz. Kuruçeşme'de tartıştılar Yeni Öncü'nün sonu oldu. *** Kendi altımızı boşaltmış oluruz. Tartışma ve demokrasi aslında -zaten- yıllardır sürüyordu, şimdi iki farklı irade var. *** Metinde katı gizemli örgüt anlayışı için söylenenler varolanların reddiyesi anlamına mı geliyor. İdeolojik sorunlar çözülmeden örgütlenme ve pratik faaliyet gelişemez -olmamalı mı denmek isteniyor? Yeni ideolojik temel nasıl oluşturulacak? Bu oluncaya kadar ne olacak? *** Bugün ne getirebiliriz? Var mıyız? Ne yapabiliriz? Tüm bunları yeniden tartışmalı ve belirlemeli, açığa çıkartmalı, bu yüzden bu tartışmalara herkes katılmalı ve hep birlikte belirlemeliyiz. Aslında tartışmalar daha geniş olmalı. Tüm siyasetlerin katıldığı bir siyasi platform oluşturmaya da yönelmeli. Her yapının ciddi değerlendirmelere ve sorulara gereksinimi var. *** Yazı geç yazılmış bir yazıdır. İdeolojik bir netlik gerekli. Bu gibi yazılar geleceğe doğru yararlı olacaktır. Ama altının doldurulması gereklidir. Bugün ne gibi politikalar gerekli olduğu konusunda da durulmalı. Yasal parti konusunun tartışılması şu anda erken ve sakıncalı. *** Yeni tahlillere gerek yok derken son darbeyi de yedik. Bugün yeni bir sosyalizm projesi gerekli. Bu tartışma birşeylerin önünü açacaktır. *** Bu tartışmalardan ne çıkacak. Yeni bir Marx veya Lenin mi çıkacak? *** Türki Cumhuriyetlerle ilişkilerin muhtemel iç etkileri üzerinde durulmalı, milliyetçilik rüzgarı çok etkin. Yeni bir kültür, politika ve anlayışı geliştirme doğrultusunda çalışmak şart. Örgütlenme konusunda demokrasi sorununun belirlenmesi gerekiyor. Önümüzde sosyalizmin bir yaşam biçimi olarak yeniden geniş kitlelere tanıtımı sorunu önem taşıyacaktır. *** Pratik kaygıları anlamsızdır. Kimsenin kimseden ayrıcalığı ve üstünlüğü olmamalıdır. |
|
|
Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org