ÖNSÖZ

Sosyalizmin içine sürüklendiği krize belirli yanıtlar getirmek, devrimci bir hareketin üzerinde yükseleceği ideolojik-teorik zemini tanımlamak için bir süredir sürdürülen tartışmalar, belirli bir olgunluk noktasına ulaşıyor. Başlangıçta böyle bir tartışma zemininin oluşturulması için gerekli olan ‘mantığın’ nasıl olması noktasında yoğunlaşan tartışmalar, giderek yerini içeriğe yönelik eleştiri ve değerlendirmelere bırakıyor.

Sosyalizm açısından bir tarihsel dönemin kapanması nedeniyle, 'bütün bunlardan sonra nasıl bir sosyalizm?' sorusu, içeriğe yönelik tartışmaların da odağında yer alıyor. Kuşkusuz böyle bir soruya, hayatın dışından bir yanıt üretebilmek mümkün değil. Toplumsal bir hareketliliğin üzerinde yükselmediği, böyle bir pratiğin

  kendi yanıtlarını ortaya koyamadığı koşullarda, tartışmanın bir ‘fikir jimnastiği' sınırlarını aşamayacağı son derece açık. Bu nedenle, ‘nasıl bir sosyalizm’ sorusuna verilecek yanıtlar, ister istemez, bugün devrimci mücadelenin yoğunlaştığı alanların nasıl bir program etrafinda mücadele yürüteceği ve ortak bir mücadele hattının nasıl oluşturulacağı sorularına verilecek yanıtlarla ortak bir temelde yükseliyor.

Bugün gelinen noktada, ağırlıklı olarak tartışmaların yöntemine ilişkin görüşlerin ağırlık taşıdığı bir dönem geride kalmış durumdadır. Artık tartışmaların belirli bir teorik açılım sağlayacak noktalarda yoğunlaştırılması ve bütün bunların ortak düşünceler olarak ifade edilmesinin sağlanması gerekmektedir. TARTIŞMA SÜRECİ YAZILARI 2’nin böyle bir yoğunlaşma ve ortaklık için bir ilk adım olarak görülmesi gerekiyor. Bu nedenle, bize ulaşan yazılar arasından özellikle içeriğe ilişkin metinleri yayın kapsamına aldık. Tartışmanın genel mantığına ilişkin yazılara ise, içeriğe ilişkin düşünceler açısından belirli bir bağlantı taşıdıkları oranda yer verdik.

Kitabın birinci bölümünde yer alan Caner Soylu'nun PKK ve Son Gelişmeler başlıklı yazısı, esas olarak PKK'nın tek taraflı ateşkes ilanının yarattığı ve/veya yaratması muhtemel sonuçları değerlendiriyor. PKK’nın niye böyle bir adım attığının ve yine TC’nin bu adım karşısında sergileyeceği tutumun bilinmesi, Kürt sorununa ilişkin somut politikalar üretme noktasında özel bir önem taşıyor. PKK’nın böyle bir yönelim içine girmesinin, Türkiye solu açısından da önemli sonuçları var. PKK ve Son Gelişmeler, esas olarak, PKK üzerinden politika yapan kesimlerin içine düştükleri açmazları sergiliyor. Sorunun diğer bir boyutu ise, bu gelişmelerin "sağ politikalar" için uygun bir zemin olarak belirmesi... Yazı bu konuda somut gelişmelerin henüz ortaya çıkmadığı koşullarda yazıldığı için, bu yön üzerinde fazlaca durmuyor. Ancak yazının tartışılmasında bu boyutun da gözardı edilmemesi gerekiyor.

İkinci bölümde yer alan ilk üç yazı, tartışma süreci ve tartışma konuları üzerine belirli saptamalarda bulunuyor. Ulusal sorun ve kadın sorunu üzerine yazılar ise kollektif bir çalışmanın ürünü. Sözkonusu yazıların, her iki konuda da tartışmalar için birer ön taslak olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Tartışmaların yoğunlaştırılması için bu tür tartışma metinlerinin gerekli olduğunu düşünüyoruz.

Üçüncü bölüm, çeşitli alanlar için eleştiriler ve öneriler olarak değerlendirilebilir. İşçi sınıfı hareketinin yeni dönemde hangi temeller üzerinde gelişeceği ve bunun sendikalarla ilişkisi ilk iki yazıda incelenirken, bugünkü gençlik mücadelesi üzerine bir değerlendirme de üçüncü yazının konusunu oluşturuyor.

Dördüncü bölümde, yurtdışında süren tartışmalara ilişkin metinlerden özetler yeralıyor. Bize yurtdışından ulaşan yazılar içinde, tartışılması gerekli olan bölümleri özet olarak aktarmayı gerekli gördük. Yurdışında da, tartışmaların özetlediğimiz bölümdeki olgunluk temelinde sürmesinin yararlı olacağı, bunun dışındaki bir düzlemin ise pek fazla anlam taşımayacağını belirtmek istiyoruz.

Dördüncü bölüm ise, tartışma toplantılarından iki örnek ile tartışma kollektiflerinin nasıl bir anlayışla ele alınmasına ilişkin diğer bir yazıdan oluşuyor. Bu metinlerin, gerek içerdikleri tartışmalar, gerekse de bu tartışmaların teorik ağırlığı noktasında önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu örnek metinler, bir ölçüde diğer tartışmalar için de bir açılım olarak görülebilir.

Son yazı ise, Tartışma Sürecine yönelik eleştirilere bir yanıt niteliğinde... Sürece ilişkin Türkiye solundaki değerlendirmelerin bir çoğu, basmakalıp ifadelerin alt alta sıralandığı metinlerden oluşuyor; bu nedenle biz bu yazılara bir yanıt verirken, tartışmalar açısından değer taşıdığına inandığımız noktalara değinmekle yetindik.

BİREŞİM YAYINLARI

Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org