|
|
|
|
6. AZGELİŞMİŞ ÜLKELERDEKİ ASKERİ DARBELERİN KAYNAĞI Azgelişmiş ülkelerdeki Amerikan çıkarlarını korumak ve bu ülkelerde getişen ilerici-bağımsızlıkçı akımları bastırmak için başvurulan yöntemlerin en önemlilerinden birisi, kuşkusuz askeri darbelerin tertiplenmesidir. ABD, geri kalmış ülkelerdeki yönetimler kendi çıkarına uygun düşmediği anda, bu ülkelerde askeri darbelere başvurmaktadır. Amerika'nın geri kalmış ülkelere yaptığı askeri yardımlar, bu ülkelerin ordularına sızmak ve istedikleri ortam ve sonuçları yaratmakta bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu konuda da sayısız örnek ve belge vardır. Biz burada sadece ABDnin en yetkili makamlarında yer almış kişilerin açıklamalarından bir kaç örnek aktarmakla yetineceğiz. |
![]() |
|
ABD Kongresi Kitaplığı Kanun Arşivi Servisi'nin Senato
Dış İlişkiler Komisyonu için hazırladığı bir raporda şöyle deniyor:
"Birçok ülkeye yaptığımız askeri yardımların asıl sebebi Birleşik Devletler'in savunulmasında doğrudan doğruya katkıda bulunmaları, ya da stratejik bir konuma sahip olmaları değildir. Asıl siyasi sebep, generaller ve amirallerin idareyi devralmak üzere yetiştirilmeleridir. Bu konuda artık hiçbir şüpheye yer yoktur." (abç)(1) Gerçi yoruma gerek bırakmayacak kadar açık bir ifadedir. Ama yine de tekrarlamakta fayda var: ABD'nin askeri yardımlarının Birleşik Devletlerin savunmasında doğrudan bir katkısı olduğu kabul edilmekle beraber, asıl sebebin, bu ülkelerde generallerin iktidara getirilmek üzere yetiştirilmeleri olduğu söylenmektedir Keza ABD Savunma Bakanı Mc Namara, 1967 yılında Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde yaptığı konuşmada aynı şeyleri söylüyordu: "Askeri yardımlarımızın asıl amacı, azgelişmiş ülke askerlerini, ABD ideolojisine göre yetiştirmek ve onlardan, gelecekte, gerektiğinde o ülke yönetiminde yararlanmaktır." (abç)(2) Mc Namara, bir başka konuşmasında da şunları söylüyordu: "Dış yardımları eleştiren herkesin karşısında, Brezilya Silahlı Kuvvetleri'nin Goulart Hükümetini devirdiği ve bu güçlerin demokrasi ilkeleri ve ABD taraftarı olma yönünde koşullandırılmasında, ABD askeri yardımının temel öge olduğu gerçeği dikilmektedir. Bu subaylardan birçoğu, AID programı çerçevesinde Birleşik Devletler'de eğitilmişlerdi." (abç)(3) Evet, bu ifadeler çok açık ve nettir: ABD geri kalmış ülkelere yaptığı yardımlardan yararlanarak bu ülkelerin ordularının içine sızmakta, bu orduların generallerini ABD ideolojisi ile Amerikan taraftarı olarak yetiştirmekte; AID çerçevesinde Amerika'daki kurslarda eğitmekte ve gerektiğinde de bunlardan, o ülkenin yönetiminde yararlanmaktadır. Bütün bunlar en yetkili makamlarda bulunan ABD görevlilerinin kendi açıklamalarında ifade edilmektedir. Bu konuyla ilgili olarak Cumhuriyet gazetesinde, 15 Mart 1975 tarihinde yayımlanan haberde: "1970 yılının Ekim ayında 'Southern Command'ın anti-gerilla okullarında eğitim görmüş 170 kişinin ülkelerinde hükümet başkanlığı, başbakanlık, generallik... gibi görevlerde bulunduğu ve özellikle faşist Şili Cuntası generallerinin bu okulda yetişmiş kişiler olduğu" bildiriliyordu.(4) Aynı konuda bir başka örnek daha: BBC tarafından "Hayali Bir Ada"da meydana gelen olaylarla ilgili bir programda, bir ABD üst düzey yetkilisi, bu hayali adadaki siyasi duruma göre ordunun idareye el koymasının sağlanmasının doğru olacağını savunurken, "Ordu müdahalesi nasıl sağlanacak?" sorusu karşısında, "Ordu zaten önceden elde edilmiştir. Askeri yardım vb. açılardan denetim altındadır, istenileni yapmaya zorunludur," şeklinde bir değerlendirme yapmıştı. Bütün bu yazılanlardarı sonra; "Ordu müdahalelerinin, askeri darbelerin neden 'azgelişmiş' ülkelerin bir kaderi haline geldiği, neden bu ülkelerde demokrasinin gelişmediği" gibi soruların karşılığı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Emperyalistler, "azgelişmiş" ülkelerin ordularını kendi güvenliklerinin ve sömürülerinin koruyucusu olarak görmektedirler. Bakın, Amerikan Kara Ordusu Tuğgenerallerinden Kore Askeri Danışman Grubu Komutanı W.L.Roberts, New York Herald Tribune gazetesi muhabirine 5 Haziran 1950 tarihinde verdiği demeçte neler söylüyor: "Komutanı bulunduğum, 500 kişilik, savaşta pişmiş askerlerden oluşan grup, bizim adımıza kurşun atacak 100 bin kişinin nasıl savaşa hazırlanacağını kanıtlamıştır, bunları iyiden iyiye eğitmiştir... Kore'de Amerikan vergi yükümlüsünün, bu ülkedeki yatırımlarının bekçi köpeği olan bir yerli ordu bulunmaktadır ve bu kuvvet en az gider ile en çok sonucun nasıl alınabileceğini pek güzel örneklemektedir." (abç)(5) Elbette, bütün bunlara karşı isyan etmemek elde
değildir. Elbette bütün bunlara karşı, "Hayır, bizim ordumuz Amerikan
vergi yükümlülerinin yatırımlarının onlara çok ucuza mal olan bekçileri
değildir!" diye isyan edecek insanlar çıkacaktır. Ama ne yazık ki,
"velinimetimiz" olarak gösterilen Amerikalıların bizi nasıl gördüğü
ülkemizi yönetenlerin bizi ne duruma getirdiği ortadadır ve bizim
hayatımız pahasına öğrendiğimiz ve yaşadığımız gerçekler işte böyle çok
acıdır. (1) Akt: H.MAGDOFF, Emperyalizm Çağı, s. 157 (2) Aynı yerde, s. 155 (3) Aynı yerde, s. 155 (4) Madrit'te bulunan bir gazete, İspanyol
subaylarının düşünceleriyle Türkiye'nin yönetiminde bulunan subayların
düşünceleri arasında çarpıcı benzerlikler bulunduğunu yazdı. "Türk Cuntası
ile Franco yönetimi arasında benzerlikler" diye üstelik... (5) G.STEIN, The World the Dollar Built, London 1952, s.253 (bkz: p.BARAN Büyümenin Ekonomi Politiği, s.514) |
|
|
Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org