ANILARI MÜCADELEMİZE ÖNDER OLACAK

AHMET Erikli 30 Ağustos günü faşistlerin kahpe pusularında, Osman İnce adlı bir faşist tarafından katledildi. Ahmet arkadaş 20 yaşında idi. Kayseri’nin Develi ilçesinin Çaylıca köyünde doğmuştu. Ahmet ortaokulu ve liseyi Edirne’de okudu. Erkek Sanat Okulu Lise kısmında iken devrimci mücadeleye atıldı.

Edirne Erkek Sanat Okulunun örgütlenmesinde aktif mücadelede en ön saflarda görev aldı. Verilen her görevi başarı ile yerine getiren, kararlı, dürüst, yaratıcı bir kişiliğe sahip olan bir devrimciydi. Son sınıfta iken

devrimci çalışmalarından ötürü faşist idare tarafından okuldan sürüldü.

Devrimci mücadelesi sırasında olduğu görevlerden birisi de Devrimci Yol Dergisinin Edirne merkeıinde dağıtımını yapmaktı. Faşistler tarafından vurulana kadar bu görevini de başarılı hir şekilde yerine getirdi.

1 Mayıs Katliamı sırasında DEVRİMCİ GENÇLİK ve EYÖD saflarında kanlı saldırılara yigitçe direnmiş ve en ön saflarda çatışmış, örnek bir militana yakışan bir şekilde davranmıştı. Devrimci mücadelesi sırasında da kendisini vuran faşistle bir çok defalar karşı karşıya gelmiş ve her defasında ona gereken dersi vermişti. Vurulmadan birkaş ay önce de katili Osman İnce adlı faşist yanında birkaç köpekle birlikte Ahmet’e silah çekmişti. Faşistler o zaman Ahmet’in gösterdiği kararlı direnişten korkmuşlar ve kaçmışlardı.

Olay günü sabahı aynı faşistlerle (Osman İnci, Mehmet İncesu, Ali Asker Porun, Hüseyin Akpınar ve Nazim Güven) yine karşılaştı. Aralarındaki kavgadan sonra Ahmet durumu karakola bildirdi. Karakoldan çıktıktan otuz dakika sorra Kaleiçi semtine kadar takip edildi. Kale içinde faşistlerin haince kurduğu tuzak sonucunda, Osman İnci’nin silahından çıkan kurşunlarla öldürüldü.
Faşist katil Osman İnci ve suç ortakları Mehmet İncesu, Ali Asker Porun, Hüseyin Akpınar, Nazım Güven görgü tanıkları tarafından polise gösterilmesine rağmen yakalanmamışlardır. Bu da yetmezmiş gibi Osman İnci’nin, Edirne sokaklarında polislerle gezmesi Edirne halkının gözünden kaçmamaktadır.

Katil Osman İnci, daha önce de silahlı saldırıdan aranıyordu. Suç ortaklarından Hüseyin Akpınar ve Mehmet İncesu yakalanmalarına rağmen yakalandıkları gün serbest bırakıldılar.

Ahmet Erikli’nin cenazesini almak için sabaha kadar hastane önünde bekleyen devrimciler, polisin cenazeyi kaçırmasına engel olarak cenazeyi aldılar. 1500-2000 civarındaki kitle "Ahmetler Ölmez", "Devrimciler Ölmez", "Tek Yol Devrim", "Kurtuluşa Kadar Savaş", "Faşizme Karşı Omuz Omuza" sloganlarıyla yürüyüşe geçti. Tören gerçek bir anti-faşist gösteriye dönüştürüldü.

Tören sırasında İGD’li revizyonistlerin attığı sloganlar devrimci sloganlar arasında eriyip gitti. Dahası var, bu revizyonistler Ahmet arkadaşın İGD üyesi olduğunu Politika gazetesinde yazdırdılar. O "Devrimci Yol" siyasetinin kararlı bir militanı idi. İnşaat amelesi bir babanın oğluydu. Gerek okuldayken, gerek okulu bıraktıktan sonra yoksul halkı için "Devrimci Yol" saflarında mücadele etti.

AHMET’LER ÖLMEZ

ANISI MÜCADELEMİZE ÖNDER OLSUN!


Seydi Akçan

AHMETLİ’Lİ YİĞİT DEVRİMCİ SEYDİ AKCAN FAŞİST BESLEMELER TARAFINDAN KATLEDİLDİ.

Onların kirli çamaşırlarını her fırsatta yüzlerine vurmaktan çekinmeyen mert devrimci Seydi Akcan’dan titreyen faşist köpekler, uzun zamandan beri onun ölmesi gerektiğini savunuyorlardı. Nihayet 29 Temmuz günü, herşeyden habersiz tarlasını sürmeye giden Seydi Akcan’ı pusuya düşürerek katletmişlerdir.

Cenaze töreninde tek yumruk tek yürek olan Ahmetli’li devrimciler büyük bir dayanışma örneği göstermişler, mezarın başında katillerden hesap soracaklarına dair yemin ederek ayrılmışlardır.

SEYDİ'NİN ANISI MÜCADELEMİZE IŞIK TUTACAKTIR.


Osman Küçük
"Ben ölüyorum, bayrağı daha yukarı yükseltin"
FAŞİZMİN kanlı saldırıları, II.MC’nin iktidara gelmesiyle, Karadeniz bölgesinde de tüm yurtta olduğu gibi alabildiğine yoğunlaştı. Mehmet Ekinci Çarşamba’da pusuya düşürülerek kahpece kurşunlanmıştı. Kazım Korkmaz, İkizdere’de, yattığı barakadan gece geç saatlerde altı faşist zorba tarafından kaçırılmış ve işkenceyle öldürülmüştü. Son olarak, Borçka’da Devrimci Yol Hareketinin yiğit militanı, fedakar savaşçısı Osman Küçük Yoldaş da faşistler tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
Osman yoldaş aramızdaki en genç arkadaşlardan birisiydi. Henüz 17 yaşındaydı. Ama yaşamının her dakikasını değerlendirmesini bilmiş, yaşın önemli olmadığını kanıtlamış, 16 yaşındayken Artvin bölgesinin halk önderlerinden birisi haline gelmişti.

Osman yoldaş çocukluğunda geçim mücadelesinde yerini almıştı. İlkokul sıralarında ayakkabı boyacılığı yapıyordu. Orta okul ve lise döneminde hem okuyor, hem inşaatlarda çalışıyor ve hem de devrimci mücadelenin en ön saflarında yer alıyordu. Bölgede her olaydan sonra polis tarafından ilk aranan hep O oluyordıı. Yakalandığı her seferde ser verip sır vermemenin gereğini yerine getiriyordu. Her olayda toparlayıcı, örgütleyici O idi. Ön saflarda döğüşen O idi.

Olay günlü faşistlerle karşılaştığında yine en öne atılan O olmuştu. En önde döğüştü. Bıçaklandı. Buna rağmen kavgaya devam etti. Yaralı haliyle faşisti bir kez daha döğdü. Osman’ın kavga arkadaşları bize gönderdikleri mektupta, ölmek üzere olan Osman’ın söylediği son sözleri şöyle naklediyorlar:

"O’na karşı son görevimiz mücadelede sonuna kadar döğüşmektir. Osman yoldaş, sen, ‘BEN ÖLÜYORUM, BAYRAĞI DAHA YUKARI YÜKSELTİN’ dedin son olarak. Biz bu görevimizi vakit kaybetmeden yerine getireceğiz. Namussuzları ‘birleştireceğiz’, namusluları da... Seni kağıt üzerinde anlatacak şeyler bulamıyoruz. Seni pratikte anladık pratikte anlatacağız. Mücadelemizde her an seni duyuyoruz. Senin önerilerini alıyoruz. Son öneriyi de senden aldık: ‘BAYRAĞIMI YÜKSELTİN’"

KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!..


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org