ANILARI ÖNDERİMİZ YAŞAMLARI ONURUMUZ

Muharrem ÖZDEMİR       Mustafa SARI

Adnan ŞAHİNGÖZ   Mustafa ODABAŞI

Faşizme  teslim  olmayanlara 
bin selam!

OSMANCIK’TA FAŞİST SALDIRILAR
Devrimciler, Çorum’a bağlı Osmancık ilçesinde faşizme karşı dişe diş bir mücadele sürdürüyorlar. Yerel seçimler öncesinde faşist baskılar Osmancık’ta da doruk noktasına ulaştı. Buna karşılık devrimciler faşistlerin halka açtığı barbarlık savaşına, güçleri oranında karşı koydular. Faşistler devrimcilerin desleklediği Belediye Başkan adayının mitingine yaylım ateşi açtılar. Mustafa Odabaşı adında bir devrimci kardeşimiz şehit oldu. Bu faşist saldırı sırasında ve daha sonra bazı faşistlerin de öldüğü öğrenildi. Osmancık, polis ve jandarmanın işgaline uğradı. Halk üzerinde tam bir pasifikasyon uygulandı. Halkın evlerinden çıkması yasaklandığı bir ortamda yapılan seçimi de faşist aday "kazanmış" (!) oldu.

Yerel seçimler öncesinde, Devrimci Yol’un kampanyası ile ilgili olarak köylerde kahve toplantıları yapıldı. Ev ev dolaşıldı. İlçede bildiriler dağıtıldı. Dernekte de seminerler düzenlendi.

Seçimlerde devrimcilerin desteklediği Belediye Başkan adayı da çeşitli miting ve toplantılarla faşistlerin çirkin yüzünü sergilemeye çalıştı.

Faşist Belediye Başkanı’nın devrimcilere karşı giriştiği iftira ve yalan kampanyası fiyasko ile sonuçlanmıştı. Hatta faşistler bir başka gerici aday olan müftüye dahi "dinsiz kominist" diye saldırmışlar, müftüyü ve camiyi de taşlamışlar kendilerinin bir kez daha ne olduğunu ortaya sermişlerdi. Kitlelerden her bakımdan iyice tecrit olan ve seçimleri kaybedeceklerini anlayan faşistler, bu kez de, polisin jandarmanın desteğinde halkı yıldırmaya ve sindirmeye kalkıştılar. Ancak devrimciler tüm halk güçleriyle birlikte bu faşist saldırılara omuz omuza karşılık verdi. Bu arada Mustafa Odabaşı adındaki devrimci kardeşimiz şehit oldu. Faşistler devrimcilerin hakim olduğu mahallelere sokulmadılar. Halka yönelttikleri bu kanlı saldırılarda (kesin sayısı bilinmemekle beraber) bir kaç faşistin de öldüğü söylenmektedir. Bunun üzerine Amasya, Çorum ve Ankara’dan gelen polis ve jandarma birlikleri geniş bir operasyona giriştiler. Seçimden bir gün önce devrimcilerin desteklediği Belediye Başkan adayı D. Otuzbir ve bir çok devrimci göz altına alındı. Seçim günü de devrimcilerin bulunduğu mehallelerde halkın sandık başına gitmesi engellendi. Adeta sıkıyönetim ilan edildi. Bu şartlar altında faşist Belediye Başkan adayının seçimleri "kazanması" mümkün oldu.
 


UĞUR TORASAN

Uğur arkadaş, LİSE-DER üyesi bir devrimciydi. Faşist katiller tarafından Gazi Mahallesi’nde hunharca vuruldu ve öldü. Arkadaşımızın ölüsü 27 Aralık günü Gazi Mahallesi’ndeki evinde bulundu. Faşistlerin işledikleri cinayetlerin hesabı sorulacak, yaptıkları yanlarında bırakılmayacaktır...


 

 


ABDÜLKADİR ADANIR 
(İDMMA)

7 Aralık saat 19 sıralaRında faşistlerin İstanbul Yıldız Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’nde devrimci öğrencilere yaptıkları saldırı sırasında falçatayla öldürülen 3. sınıf öğrencisi Abdulkadir Adanur’un cenazesi polis tarafından arkadaşlarına verilmemesine karşın, Devrimci Gençlik, olayı ve faşizmi protesto eden bir gösteri düzenledi.

Faşistler, geçen yıllarda kitlenin tepkisi ve doğru devrimci önderlikteki mücadele Yıldız Mühendislik Akademisine girememekteydiler. Buna karşılık şimdi polisten ve idareden aldıkları destekle devrimcileri okuldan atmaya çalışmaktadırlar. Okul açıldığından bu yana, "merasim birliği" adı verilen ve faşist komandolardan oluşan polis kadrosu, sürekli devrimcilere saldırmaktadır. Okulun beş yüz metre yakınına dahi devrimciler yanaştırılmazken, silahlı faşistler okulun içinde rahatlıkla gezebilmektedir. Faşistlerin devrimcilere saldırısını doğrudan doğruya polis yönetmektedir. Tüm bu olumsuz şartlara rağmen devrimciler hergün sürekli okula gitmektedirler. Bir çok arkadaşımız bu süreçte yaralanmıştır. Faşistlerin saldırısından sonra devrimciler beşer onar karakollara götürülerek falakaya yatırılmış, işkence görmüşlerdir. Otuz kadar arkadaşımız doktordan onbeşer günlük rapor almıştır.

Ne var ki faşizmin tüm güçleriyle Yıldız’lı deiırimciler üzerinde estirdiği bu baskı ve terör devrimcileri yıldırmamıştır. Faşistler sürekli okula gelmelerine rağmen kitle desteği kazanamamışlardır. Buna karşılık devrimciler okuldan yürüyüşe geçtiklerinde 1500-2000 kişi ile birlikte yürüyebilmektedirler. Devrimcilerin bu başarısı karşısında faşistler iyice azgınlaşmıştır. Falçata, bıçak, zincir, tabanca taşımadan okulda dolaşamaz olmuşlardır.

Abdülkadir Adanur arkadaş, faşistlerin okul içindeki bir saldırısında falçata ile katledilmiştir. Sıradan bir nefer olmasını bilen ve en kötü anlarda dahi okula gelmemezlik etmeyen Abdülkadir arkadaş öldürüldüğü zaman da yine en ön saflardaydı. Ölümü üzerine yapılan cenaze töreninde Beşiktaş’tan Okula kadar yüründü. Devrimci sloganlar atarak okula gelen kortej, devrim andı içtikten sonra dağıldı.

ABDÜLKADİRLER ÖLMEZ

KAHROLSUN FAŞİZM, YAŞASIN MÜCADELEMİZ


ODTÜ  öğrencisi  İbrahim Baloğlu  anti-faşist bir  gösteriyle  Antalya’da  toprağa  verildi

Faşistlerin ODTܒde 2 Aralık günü yaptıkları bombalı saldırıda ağır yaralanan İbrahim Baloğlu 11 Aralık’ta öldü. 12 Aralık’ta ODTܒde öğrencilerin, işçilerin, öğretim üyelerinin ve üniversite yöneticilerinin katıldığı ve bu kesimlerin temsilcilerinin birer konuşma yaptığı büyük bir tören düzenlendi.

Ayrıca Baloğlu’nun Antalya’daki cenaze töreni binlerce kişinin katıldığı yığınsal bir anti-faşist gösteri oldu. Cenaze gününde bir çok orta-öğrenim kurumunda öğrenciler derslere girmediler ve boykot yaparak faşizmi ve siyasal cinayetleri protesto ettiler. Antalya’nın ana caddelerinde yapılan, "ODTÜ Faşistlere Mezar Olacak! ODTܒde Eğitim Engellenemez! Tek Yol Devrim! Katil Oligarşi!" sloganlarının atıldığı yürüyüş sonunda mezarlığa gelindiğinde ODTÜ-ÖTK’dan ve ANT-GÖR’den birer temsilci konuşma yaptılar. ÖTK temsilcisi genel olarak eğitim kurumlarının ve eğitimin faşistleştirilmesini ve özel olarak da ODTÜ olaylarını anlattı. Daha sonra Dev-Genç adına bir devrimci faşist saldırıları ve cinayetleri protesto eden bir konuşma yapıp devrim andını içirdi. Daha sonra yine yürüyüş kolu halinde şehrin merkezine dönüldü.

Oligarşinin Antalya’daki uzantıları bu cenaze törenini engellemeye çalışmışlarsa de başarılı olamamışlardır. Devrimciler bir kez daha Antalya’daki güçlerini göstermişler ve karşı-devrim güçlerinin yüreğine korku salmışlardır. Karşı-devrim güçleri açıkca görmüşlerdir ki BİR İBRAHİM ÖLÜR BİN İBRAHİM DOĞAR!

FAŞİZM DÖKTÜĞÜ KANDA BOĞULACAKTIR! KAHROLSUN FAŞİZM! YAŞASIN MÜCADELEMİZ!


FAŞİSTLER YİĞİT DEVRİMCİ FEVZİ AZIRCI’YI ÖLDÜRDÜLER

Fevzi Azırcı arkadaşımız, 22 Aralık günü Galatasaray Mühendislik Fakültesi kantininde polis-faşist işbirliği ile hazırlanmış hain bir tuzağa düşürülerek falçata ile öldürüldü. Olayda iki devrimci arkadaşımız da ağır şekilde yaralandı. Galatasaray Mühendislik Devrimcilerin kesin denetimi altında olan bir okuldur. Faşistler okula ancak polis arabalarıyla gelebilmekte ve hemen karakola sığınmaktadırlar. Faşistlerin uzun zamandan beri tek amacı okulu kapattırmaktır. Bunun için daha önceleri okulu bombalamışlardı. Fakat buna rağmen okul kapatılmayınca polis ile birlikte devrimcilere saldırılarını yoğunlaştırdılar. 22 Aralık günü polis ile birlikte devrimcilere tuzak kuran faşistler Fevzi Azırcı’yı ve iki arkadaşımızı falçata ile ağır şekilde yaraladılar. Saldırı sırasında faşist katil Ahmet Alkan arkadaşlarımıza falçata ile vururken polis devrimcilerin önüne geçerek onları hareketsiz bıraktı. Bununla da yetinmeyen polis olaydan sonra yaralıları copladı; devrimcileri göz altına alırken faşist katillerin okuldan kaçmalarını sağladı.

Hastahaneye kaldırılan Fevzi arkadaş yarım saatten fazla bekletildikten sonra ameliyata alındı ve öldü. Faşist doktorun, arkadaşımızın yanında hiç bir şey yapmadan durarak "bırakın ölsün" sözleri herkesi hayret ve nefret içinde bıraktı.

Fevzi arkadaş Devrimci Yol’un yiğit bir militanı, kararlı bir savunucusu idi. Fevzi’nin mücadelesi sadece okul sınırları içinde kalmıyordu. DGDF üyesi Kırklareli Demokratik Kültür Derneği’nin kurulduğundan beri çalışmalarının içinde yer aldı. Okulunda olduğu gibi Kırklareli’nde de anti-faşist hareket içinde en ön saflardaydı ve derneğin yönetim kurulu üyesi idi. KDKD’nin işçi-köylü-gençlik içindeki çalışmaIarını başarıyla yürütüyordu.

Fevzi arkadaşın cenazesi büyük bir törenle kaldırıldı. İstanbul’daki tüm yüksek okullarda ve bir kısım liselerde öğrenciler derslere girmeyerek bir günlük boykot ilan ettiler. Binlerce Devrimci öğrenci cuma sabahının erken saatlerinden itibaren Galatasaray Mühendislik Yüksek Okulunda toplandı. Fevzi arkadaşın ailesi ve Kırklareli’li Devrimciler tarafından morgtan alınan cenazesi okula getirildi. Fevzi’nin ablası olan DEV-GENǒli olduğunu ve DEV-GENÇ için öldüğünü söyledi. Okulda forumlar yapılarak Fevzi arkadaşın mücadelesi anlatıldı ve FAŞİZM lanetlendi. Devrimcilerin okulları faşistlere terk etmeyeceği ve faşist işgallerin kırılacağı belirtildi. Konuşmalardan sonra sayıları on beş bini bulan Devrimciler disiplinli bir şekilde Taksim istikametine dogru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe İST-DEV-GENÇ, LİSE-DEV-GENÇ, İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİ, İTÜ-DER, ve K.D.K.D. üyesi arkadaşlar ile ailesi katıldılar.

Yürüyüş boyunca FEVZİLER ÖLMEZ, FEVZİ’NİN KATİLİ OLİGARŞİ, FAŞİST-POLİS İŞBİRLİĞİNE SON, FAŞİZME ZAMA ZULME KARŞI TEK YOL DEVRİM sloganları haykırıldı. Taksim meydanında saygı duruşunda bulunularak DEVRİM ANDI içildi. Fevzi arkadaşın cenazesi ailesi ve Kırklareli’li Devrimciler tarafından alınarak Kırklareli’ne getirildi.

Cuma günü Kırklareli YSE iççileri Fevzi arkadaşın öldürülmesini protesto için bir günlük iş bırakma kararı aldılar ve uyguladılar. Şehir içinde sessiz bir yürüyüş yaptılar. Devrimciler Fevzi arkadaşın evinde ailesi ile birlikte sabaha kadar nöbet tuttular. Burada Fevzi’nin mücadelesi ve yiğitliği anlatıldı.

Fevzi arkadaşın cenazesi öğle üzeri, Demokratik kuruluşlar ve geniş bir halk kitlesi tarafından evinden alınarak büyük camiye getirildi. Cenaze namazından sonra disiplinli bir şekilde yürüyüşe geçildi.

Fevzi arkadaşın cenazesi toprağa verildikten sonra saygı duruşu yapıldı. Kırklareli’li bir devrimci ve bir okul arkadaşı Fevzi’nin mücadelesini ve yiğitlini anlattı. Yapılan konuşmalarda ZAM-ZULÜM ZİNDAN düzeni olan FAŞİZME karşı bütün halkın TEK BİR YÜREK TEK BİR YUMRUK olması gerektiği belirtildi. Zamdan, Zulümden, İşsizlikten kurtulmanm tek yolunun DEVRİM olduğu anIatıldı. Konuşmalardan sonra halk devrimci bir disiplin içinde dağıldı.

FEVZİ ARKADAŞIN ölümü bizim Oligarşiye karşı olan kinimizi bir kat daha artırdı. Oligarşi şunu iyi bilsin ki mücadelemiz yeni başlıyor, Kurtuluşa kadar sürecek... DEVRİMCİ YOLUMUZ’DA SAVAŞACAĞIZ VE KAZANACAĞIZ...

FEVZİ’NİN ÇAKTIĞI KIVILCIM DEVRİMCİ YOLUMUZA IŞIK OLSUN...


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org